11 Aralık 2014 - 15:10
İran, Irak ve Suriye, terörizmle mücadele için stratejik bir ittifak kurmanın peşinde

Enis Nakkaş: İran, Irak ve Suriye, terörizmle mücadele için stratejik bir ittifak kurmanın peşinde

Ehlibeyt (a.s) Haber Ajansı ABNA- Enis Nakkaş, Tasnim ile yaptığı söyleşide önemli konulara değindi

Enis Nakkaş, “Üç ülke; İran, Irak ve Suriye terörizmle mücadele için stratejik bir ittifak kurmaya gidiyorlar. Bu yüzden, Tahran’da düzenlenen “Şiddetsiz ve Terörsüz Dünya” konferansı çok önemli değerlendirilmektedir” dedi.

Stratejik konuların analisti ve “el-Eman” kanalı araştırmalar merkezi koordinatörü Enis Nakkaş, alandaki son gelişmeler, özellikle Siyonist rejimin en son Suriye’nin bazı merkezlerine yaptığı saldırıların sonuçları, keza Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin’nin özel elçisinin Hizbullah Genel Sekreteri Seyyid Hasan Nasrallah ile yaptığı önemli görüşme konusunda Tasnim Haber Ajansı'nın muhabiriyle konuştu.

Enis Nakkaş, Siyonistler'in saldırılarının birinci hedefi, Suriye mi yoksa Hizbullah mı veyahut onların müttefiki olan devletler midir konusunda şunları vurguladı:" Direnişle Suriye arasında ayırım yapılamaz, çünkü Siyonist düşmanın saldırıları Suriye topraklarında olmuştur ve saldırıların her iki tarafın ya da bir tarafın çıkarlarını hedef aldığı söylenebilir. Sonuç itibariyle, bu saldırı genel olarak direniş eksenini hedef aldı ve onun temel amacı şu anki şartlarda İsrail’in hala bölgesel gelişmelerde etkili olup Suriye’nin durumuyla ilişkili olduğunu ve direnişin donatılması konusunda yapılan girişimlere karşı da harekete geçtiğini" dünyaya demesidir. Siyonist rejimin bu girişimi, silahlı gurupları desteklemekle de irtibatlıdır. İsrail bu saldırıyla kendini ispatlamayı ve aynı zamanda başkalarının kendi hesaplamalarında daha dikkatli olmaları gerektiği mesajını vermeyi hedeflemiştir. İç boyutlara yönelik olarak da Benjamin Netanyahu bu saldırıyı kullanarak gelecek parlamento seçimleri diye adlandırılan süreçte siyasi konumunu güçlendirmeye çalışacaktır.

İsrail, Suriye’ye saldırısında belirlediği hedefleri gerçekleştiremedi

Adı geçen stratejik konular analisti, İsrail’in bu saldırılarda belirlediği hedeflerini gerçekleştirmesinde ne oranda başarılı olduğuna dair şöyle dedi: Elimdeki bilgilere göre, bu saldırı, hedeflerine ulaşmamıştır, onların bilgileri yanlıştı ve sadece bazı maddi hasarlara yol açabildi, amaçladıkları hedeflerin hiçbirini gerçekleştirmedi.

Enis Nakkaş, söz konusu saldırının özellikle Suriye devletini çeşitli silahlarla donatma düzeyini ileriye götürdükten sonra Rusya için taşıdığı mesajlar konusunda şöyle söyledi: Bu, önleyici bir girişimdir, belli ki İsrail, Rusya ve Suriye arasında devam eden belirli hareketlilikten rahatsızdır. Önümüzdeki günler, Rusya’nın teşebbüslerinin neye vardığını belli edecektir, eğer Suriye devletini desteklemek için yeterli etkenler mevcut olursa bu saldırıyla birlikte söz konusu etkenler daha da güçleneceklerdir. Rusya daha öncede Suriye’ye saldırması konusunda İsrail’i uyarmıştı, zira bu saldırılar Rusya’nın Suriye savunma sistemlerine daha fazla destek vermesine neden olur, dolaysıyla gelecekte Rusya’nın tutumu daha da sertleşecektir.

Rusya, Hizbullah’ın Lübnan’ın siyasi alanındaki gücü için hesap açmıştır

Bogdanov’un Seyyid Hasan Nasrallah ile görüşmesi, bu görüşmenin sonuçları ve Rus tarafının söz konusu görüşmeyle vermek istedikleri mesajlar konusunda Enis Nakkaş şunları dedi: Bu görüşmenin hedefi, Lübnan Hizbullahı'na daha fazla bölgesel konum vermekti, Ruslar Lübnan Hizbullahı'nı bölgede temel bir güç olarak kabul ediyorlar ve bu görüşme yapılmadan önce de bu konuyu açıklamışlardı. Onlar, Bogdanov’un sadece dış işler bakanlığının yardımcısı olarak değil, bu ülkenin devlet başkanının özel temsilcisi olarak da Hizbullah Genel Sekreteri'yle görüştüğünü vurguladılar. Dolaysıyla bu görüşmenin bölgeyle ilgili konuların ele alınmasındaki önemi, Rusya’nın ne ölçüde ciddi ve önemli bir bölgesel güç olarak Hizbullah’ın gücü üzerinde hesap açtığını ortaya koymaktadır.

Nakkaş, şöyle devam etti: Bu görüşmenin yapılması kendi başına en önemli bir konudur; zira bazı devletlerin Lübnan Hizbullahı'nı terörizm kategorisinde ele aldıkları bir sırada, Rusya gibi büyük bir devletin temsilcisi Hizbullah Genel Sekreteri'nin ve direnişin yanında oturmaktadır. Bu kendi başına, büyük bir siyasi mesajdır. Bu görüşmenin sonuçlarına ilişkin olarak da Rusya’nın Suriye, İran ve diğer müttefiklerinin Hizbullah’la icra sahaları dışında hareket edeceğini düşünmüyorum.

Tahran’ın uluslararası konferansı önemlidir

Stratejik konular analisti, Tahran’da İran, Suriye ve Irak dışişleri bakanları arasında üçlü bir toplantının yapılma olasılığı dikkate alınarak, ‘bu ülkeler arasında özellikle terörizmle mücadele hususunda bir koordinasyon söz konusu mudur?’ şeklindeki soruya yanıt olarak şöyle dedi: Terörizmle mücadele etmek için ve bölgenin koşullarını iyileştirmek amacıyla bu üç ülke tarafından güçlü ve düzenli bir ittifakın kurulması yönünde bazı çabalar sürmektedir. Bu nedenle Tahran’da düzenlenmiş olan konferans oldukça önemli değerlendirilmiştir ve sıradan bir toplantı değildir; özellikle de terörizmle mücadele başlığı altında düzenlenmiş olması bakımından önemlidir.

Enis Nakkaş, bu ittifakın siyasi ya da askeri mahiyeti konusunda şöyle dedi: Her iki yaklaşım birlikte ele alınmıştır, askeri girişim olmadan terörizmle mücadele konusunda konuşulamaz. Bu ittifakın uluslararası teşebbüslerle hiçbir ilişkisi yoktur, zira bu üç ülke diğer uluslararası koalisyonlardan daha çok terörizme karşı mücadele etmişlerdir. Bu konferans anlaşmak içindir ve onun içinden bu üç kurucu ülke arasında bir takım kararlar alınacaktır. Yapılmış olan ziyaretler de sırf karşılıklı konuşmak için olmamıştır; aksine icra edilecek kararları alacak bir konferansın yapılması içindir ve konferansın ehemmiyeti de bu noktada yatıyor.

Enis Nakkaş, şu vurguyu yaptı: Söz konusu her üç ülke, terörizmle mücadele konusunda birbirine destek vereceklerdir ve onların bütün teşebbüsleri de yasal ve meşrudur, zira onların devletleri meşru ve seçilmiş olan devletlerdir. Teşebbüsler de Irak ve Suriye devletlerinin isteği üzerine olmaktadır. Bu üç ülkenin doğrudan koordinasyon halinde olmasının bütün bölge üzerinde büyük bir etkisi vardır.

Suriye’nin diyalogları sonuç verecektir

Stratejik konular analisti, bölgenin geleceğine dair görüşünü açıklarken şunları söyledi: İki paralel çizgi vardır; bunların her birisi silahlı gurupları ortadan kaldırmak için askeri girişimleri hızlandırmaktadır; zira hem uluslar arası hem de bölgesel kararlar, bu gurupların tasfiye edilmesini istemektedir. Bununla birlikte, eli halkın kanına bulaşmamış ve dışa bağlı olmayan bazı ulusalcı muhaliflerin Suriye’de iyi bir siyasi konuma sahip olmaları kaydıyla tasfiye edilmeyeceklerine dair siyasi bir uzlaşıya varıldığının sinyalini veren politik bir yönelimde söz konusudur. Kesinlikle yakın gelecekte, Suriyeliler'in kendi aralarında diyaloga başladıklarına tanık olacağız. Elbette ki bazıları bu diyaloglardan rahatsız olacaktır, bazıları kenara çekilip katılmayacaktır ancak bu diyaloglara ortak olacak bir çok gurup vardır ve bu diyaloglar sonuç verici olacaktır. 

Çev: Mehmet Gönül

Ekler